DİSLEKSİ...
disleksinin bizcesi
90 adet konu ile disleksi hakkında bilgiler veriyoruz!

Can Dündar Dislektik mi?

Can Dündarın disleksi ile ilgili makalesi çok dikkat çekici çok akıcı ve bilgilendirci bir usluba sahip. Sanırım bu yazı sayesinde bir çok kişi disleksinin ne olduğunu öğrenmiştir. Yazının empati yönü çok ağır basıyor. Fakat Can Dündar kendi ifadesi ile DİSLEKSİLİ OLMADIĞINI söylüyor.

Can Dündar a Bu güzel yazısından dolayı biz disleksi.info olarak teşekkürlerimizi sunuyoruz. ve yazısına burada yer vermek istiyoruz.

untitled“Her şey ben ilkokula yazıldıktan sonra başladı. Bir akşam evde ders çalışırken annemin bana tuhaf baktığını fark ettim. Yazdıklarımı dikkatle inceledikten sonra mırıldandı. Az sonra elinde düz beyaz bir kağıtla çıkageldi.

“Bir ağaç çiz” dedi, bana.

Çizdim. Önce köklerini, sonra aşağıdan yukarıya doğru gövdesini ve daha sonra dallarını ve yapraklarını… ben çizerken annem “Allah Allah” diye söyleniyordu. Sonra kendisi bir tane çizdi. Önce kalın bir gövde, sonra dallar ve yapraklar, en son kökler… Ne fark eder ki?..

Sonra yazı yazdırdı. Yazdım. Hemen yanına kendisi yazdı. Baktım B’leri, D’leri, N’leri benimkilere benzemiyor. Onunkiler ters.

Sabah ayakkabılarımı bağlarken (ben hala bağlayamıyordum)

- “Öğretmenin bu yazdıklarına bir şey demiyor mu? diye sordu. Zaman zaman bana kızdığını söyledim. Tahta da yazılanları deftere geçirirken zorlandığımı, gecikince de “Tembel” diye fırça yediğimi anlattım.

“Niye zorlanıyorsun?” diye sordu annem.

“Çünkü tahta da yazılanlar da senin gibi…” dedim. “Ters aynı…”

Öyleydi gerçekten de, benim “ev” diye yazdığımı sınıftakiler “ve” diye okuyorlardı. N’leri, P’leri, K’ları ters yazıyorlardı. Herkesin sağ bildiği benim solumdu.Tahtadakileri defterime geçirirken düzeltmeye çalışıyordum. O yüzden gecikiyordum.

O gün öğleden sonra annem okula geldi. Öğretmenle bir şeyler konuştu. Ertesi günde kapısında “Davranış Bilimleri Enstitüsü” yazan bir yere götürdü.

“Bak bu abla doktor. Seninle biraz konuşacak” dedi. Güler yüzlü bir abla adını söyleyip tokalaşmak için elini uzattı. Uzattığı eli tersti. Tokalaşamadık. Sonra o da bir şeyler yazıp çizmemi istedi. Bunun çocuklarda çok sık rastlanan bir sorun olduğunu söyledi. O sözcüğü ilk kez orada duydum …. DİSLEKSİ….

Doktor dönüp arkasındaki dosyalardan bir kağıt çıkardı.

- “Bu çizimler ve yanındaki notlar Leonardo da Vinci’ye ait” dedi. Yazılar bana çok tanıdık geldi. Benim gibi düz yazan birini bulmuştum işte.Sonra masanın üstündeki aynayı elindeki kağıda tutup bize gösterdi.Annem hayretler içinde kaldı.Notlar onların diline tercüme edilmişti sanki. Ayna bir şifre çözücü gibi düzeltmişti yazıları… doktor abla bunun bir hastalık değil, bazı çocuklar da rastlanan türden bir bozukluk olduğunu anlattı uzun uzun. Disleksilerin bazı harfleri ve sayıları ters yazdıklarını, ancak bunun bir zeka eksikliğinden kaynaklanmadığını, hatta tersine, disleksil çocukların çoğunda üstün zeka saptandığını söyledi.

Edison’un, John Lennon’ın, Michelangelo’nun, Steven Spielberg’in, Prens Charles’ın, J.F. Kennedy’nin disleksil olduklarından söz etti. Yine bir disleksil olan Einstein’ın okumayı 9 yaşında söktüğünü ve normal okulda başarılı olamayınca da babası tarafından askeri okula yazdırıdığını anlattı.

- “ Bu saydığım isimlerin hepsi birer dahi idi. Bize göre ters yazmalarına itiraz edilmediği, tersine hoşgörü ile bakıldığı için dehalarını kanıtlayabildiler.” dedi. Çıktığımızda hastalığımı sevmeye başlamıştım. Yanılmamıştım işte. Ben değildim ters yazan onlardı…. farklılığımdan utanmamaya başladım. Ertesi gün okula cebimde bir ayna ile gittim. Ayna benim tercümanım olmuştu adeta. Yazdıklarımı onların diline çeviriyordu.Onların yazdıklarını da benim için düzeltiyordu.

Ancak o gün resim dersinde koptu kıyamet. Öğretmen hepimizden bayrak çizmemizi istemişti. Bir ay yıldız çizip, boyayacak ve sıramızın üzerine asacaktık.Önce yıldızı çizip, yanına bir hilal kondurdum. Sonra öğretmen tepemde bitti.

“Bu hilal ters” dedi.

“Hayır, düz “ dedim. Kağıdı önümden çekip, sınıfa gösterdi.

“Sizce bu hilal ters mi, düz mü?” diye sordu. Çocuklar hep bir ağızdan “ ters, ters” diye bağırmaya başladılar.Öğretmen tahtaya kalkıp doğrusunu çizmemi istedi.Kalktım, çizdim. Sınıf katıla katıla gülüyordu. Öğretmen “bak yine ters yazıyor” diye bağırdı. “Sen benimle alay mı ediyorsun? Bu ülkenin bayrağını ters çizemezsin herkes gibi çizeceksin” diye gürledi. Korkarak cebimden aynamı çıkardım. Tahtaya doğru tutup bakmalarını istedim. Aynaya yansıyan görüntü tam onların çizdiği gibiydi. Tersti.Aldırmadılar… hem alay ediyor, hem öfkeyle “Düz çiz… düz çiz” diyordu. Öğretmen, elimi avuçlarının içine aldı ve zorla bana ters bir hilal çizdirdi. Sınıfa döndü “Şimdi düz mü?” diye sordu.Herkes hep bir ağızdan düz dedi.”Haydi şimdi yerine” dedi öğretmen. İşte ben de terstim artık. Sırama doğru yürürken ensemde öğretmenin sinirli ses dalgalarını hissettim. “ Sözümü dinlerseniz, yarın hepiniz birer Leonardo olabilirsiniz” diyordu. Güldüm. Oturduğumda ay, tahtadan ters ters bana bakıyordu.

CAN DÜNDAR


Etiketler:

  • Kamil Pehlivan diyor ki:

    her iki yönüyle de istifadeli bir yazı olmuş.

  • Kerim Şahin diyor ki:

    Sitenin yazı karakterleri, koyu yazılar ve yazılar arasında boşluklar bırakılırsa daha okunaklı olur düşüncesindeyim. Site yönetici arkadaşlara rica ederiz.

  • Faruk Aksoy diyor ki:

    Can Dündarı disleksi sanıyorduk? neyse yinede güzel bir yazı yazmış. bilgilendirme için teşekkürler.

  • Çağrı diyor ki:

    yazı mükemmel. paylaşım için teşekkür ederiz.

  • şiiradamı diyor ki:

    Olayın en kötü yanı, dislektik olup, bunu bilmeden yaşamanızdır. Farkettiğinizde avuçlarınızın arasından uçup giden şeyler, sizi ölünceye kadar kahredecek büyüklüktedir. Beyninizin farklılığını anlatmak için sürekli kendinizi yinelemeniz, kendinizi kabul ettirme çabanız yavaşça tüketir her şeyinizi. Disleksinin ne olduğunun bilinmediği, hele ki, cahil bir aile mensubu olmanız, bütün bunlara inat okuyup kendinizi yetiştirme hırsınız birbiriyle öyle karman çorman oluyor ki, bir süre sonra bırakıyorsunuz.
    Biliyorsunuz; beyniniz farklı çalışıyor ve diğerlerinden birçok noktada fazlalığınız var ama onlardan olmadığınız için hep kendinizi bir kenara çekiyorsunuz.
    Unutun her şeyi, çekilin kenara, onlardan değilseniz, kendinizi var edin. İşte bir başınalığın en feci yanı; her şeyi kendiniz yapmalı, kendinize göre düzenlenmiş bir yaşam biçimi oluşturmalısınız. Tabi imkanlarınız ne kadarına elveriyorsa.

  • Hürol diyor ki:

    bu yazı sanırım biraz hayal ürünü olmuş… çünkü yazıdaki bazı detaylar gerçeği yansıtmıyor, mesela: Steven Spielberg’in dislektik tanısı 2000 yıllarda konuldu, Steven Spielberg kendisinin dislektik olduğunu daha yeni öğrendi. ayrıca dislektikleri ters yazı yazan biri gibi göstermek biraz da saçma olmuş.

Soru sorun / Yorum yapin

Bu kategorideki Diger Zayıflama Yöntemleri
Evet yanlış duymadınız Windows 8 de disleksililere özel erişim ayarı bulunmakta. ne gibi kolaylıklar sağlıyor doğrusu bende ayrıntılı olarak bilmiyorum fakat gördüğümde bir hayli şaşırdım. Ayara nasıl ulaşabilirsiniz? 1-Denetim masası içerisine girin...
Zeka soruları üzerine yaptığı çalışmaları kitap haline getiren, editörümüz Cebrail KOÇAK’ın ikinci kitabı “Kıvrak Zeka Soruları” kitabı çıktı. Geçen sene çıkan ilk kitabı 3 baskı yaparak iyi bir başarı yakalayan yazarımızı tebrik...
Hollandalı bir firmanın disleksililer için üzerinde çalıştığı proje sonuçlandı. Hazırlanan özel yazı fontunu ücretsiz olarak bilgisayarınıza indirerek kullanabilirsiniz. Hollanda’da Twente Üniversitesinde yapılan araştırmalara göre, okunabilirliği arttırılan bu yazı tipi kullanıldığında hata oranında...
Editörümüz Cebrail KOÇAK tarafından kaleme alınan zeka soruları kitabı Yeni ismiyle ve baskısıyla NT Kitap ve Online satış mağazalarında satışa başladı. Zeka Çözer Sorular Kitabı insanı düşünmeye teşvik ediyor ve merak duygularını...
Disleksinin duyma problemine de neden olabileceği üzerinde durulmakta. ABD Massachusetts Teknoloji Enstitüsü Araştırmaları’nda yürütülen ve Science Dergisi’nde yayınlanan bir araştırmaya göre, dislektiklerin, sesleri tanımada diğer insanlara göre daha çok sıkıntı çekiyor. Araştırmaya...
İngilterede her yıl Ekim-Kasım aylarında Disleksi Bilinçlendirme Haftası organize edilmekte. Her yılın bir teması olmakta. Bu yılın teması: Empowering Teachers (Yetki Verebilen Öğretmenler) Disleksi Bilinçlendirme haftası boyunca bir Yarışma Düzenlenecek. Yarışma; Resim,...
Disleksi Yazılar
Yeni Eklenenler
Ziyaretçi Yorumları
Dikkat;
    Disleksi hakkında bilinçlendirme yapmaya çalıştığımız sitemiz sizleri bilgilendirmek amacıyla çeşitli kaynaklar ve yaşanmış tecrübelerden faydalanılarak hazırlanmıs olup hic bir sekilde doktor tavsiyesi yerine geçmemektedir.
    Bu bilgilerin yetkisiz kişilerce (anne- baba vs.) uygulanmasından kaynaklanan sorunlardan disleksi.info ve bilgi aktarması yapan (sitemiz yazar/ziyaretçiler vb.) ilgili kisiler sorumlu degildir.
Disleksi ve Dislektik Hakkında Herşey.
Copyright 2011 - 2012 Disleksi.info